Yazan: Eczacı Füsun Giray. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu, 28 yıldır sağlık sektöründe.
Pandemiden itibaren takviye edici gıdalar çok büyük bir hızla hayatımıza girdi. Kolajen de bunların ilk sıralarında geliyor, özellikle kadınlar tarafından tercih ediliyor.
Ama kolajenle ilgili yaygın bir yanlış inanış var. Bir eczacı olarak en çok düzeltmek zorunda kaldığım konulardan biri bu.
Kolajen sadece cilt için değil
Çoğu kişi kolajeni sadece cilde iyi gelen, gençleştiren bir ürün olarak biliyor. Halbuki kolajen vücudumuzun yapı taşı. Kemikte, kasta, eklemde ve tendonlarımızda da bulunuyor. Suda çözünen, emilimi çok iyi olan bir protein.
Yani kolajen bir güzellik ürünü değil, yapısal bir destek.
Tip 1, tip 2, tip 3 nedir?
Kolajen deyince üç tipten bahsetmek gerekiyor:
-
Tip 1: ciltte ve kemiklerde bulunur.
-
Tip 2: eklemlerde bulunur.
-
Tip 3: yine ciltte, bu sefer damarlarda bulunur.
İhtiyacınız hangi bölgedeyse ürün seçiminizi ona göre yapmanız gerekir.
Hidrolize kolajen ne demek?
Bu da çok sorulan bir konu. Hidrolize kolajen, kolajenin küçültülmüş halidir.
Kolajen molekülü kendi başına çok büyük. O şekilde vücuda verdiğimizde emilim problemi oluyor. Bu yüzden küçük parçalara ayrılarak verilmesi gerekiyor ki emilim daha kuvvetli ve daha aktif olsun.
Yani etiketteki "hidrolize" ifadesi bir pazarlama süsü değil, gerçek bir fark.
Kimler kullanmalı?
Kolajen desteğinden en çok fayda görecek gruplar şunlar:
-
Menopoza girmiş ve premenopoz dönemdeki kadınlar. Östrojen hormonu kolajen sentezini tetikleyen bir hormondur. Östrojen azaldıkça kolajen de azalır. Sonuçta hem cilt sarkar, hem çizgiler oluşur, hem renk tonu bozuklukları başlar, hem de kemik ve kas erimesi görülür. Yani her iki taraftan da gereklidir.
-
Yoğun sporla uğraşanlar. Kas ve tendon sağlığı için mutlaka kullanmalı.
-
Yaşlılar. Kas erimesi olduğu için gerekli.
-
Eklem yakınması olanlar. Belli yaşlardan sonra dizler ağrımaya başlar, iş ameliyatlara kadar gider. Oraya gelmeden çözmek gerekir.
Güvenli alanım burada da aynı: gebeler ve emziren kadınlar. Bu dönemde takviye edici gıdaların hekim önerisi olmadan kullanılmasının risk oluşturabileceğini düşünüyorum.
C vitamini ile birlikte kullanın
Kolajenin sentezini artıran C vitamini bu konuda çok önemli. Kullandığınız ürün saşe, kapsül ya da tablet olabilir; içeriğinde C vitamini varsa sorun yok. Yoksa mutlaka bir C vitamini ile kombine edin, kolajenin faydasını daha iyi görürsünüz.
Sığır, domuz, balık, tavuk: hangisi?
Kolajenin kaynağına göre dört seçenek var. Hangisi kime uygun?
-
Balık (marin) kolajeni: deniz ürünlerine veya balığa alerjisi olanlar kullanamaz.
-
Domuz kolajeni: Türk toplumunda helal koşer sertifikası olmadığı için tercih edilmeyebilir.
-
Sığır ve tavuk kolajeni: geriye kalan güvenli seçenekler.
Karar tamamen kişinin tercihine, inancına ve alerjik bünyesine göre değişir. Kullanım dozu da kişiden kişiye ayarlanır.
Saşe mi, kapsül mü, sıvı mı?
Kolajenin farklı formları var ve hepsi aynı işi görmüyor.
Saşe en efektif ve en pratik olanı. Yanınızda taşıması kolay, tatile giderken çantaya atarsınız. Bir bardak suya ya da meyve suyuna karıştırırsınız. Yolda, otobüste, arabada, uçakta her yerde kullanabilirsiniz.
Kapsül ve tablet formunda durum farklı. Tabletin standardizasyonu için, etken maddelerin birbirini tutması ve birbirine yapışması için bazen ek etken maddeler ilave ediliyor. Bu durumda ham maddenin, yani kolajenin miligram miktarı düşebiliyor. O zaman tam efektif bir sonuca ulaşamayabiliyoruz.
Bu yüzden kapsül, saşeye göre daha az tercih edilir. Ayrıca bazı insanlar tablet yutmakta zorlanır, ben de onlardan biriyim. Onlara da saşeyi öneriyorum.
Aromalı kolajen kalitesiz mi?
Hayır. Kolajenin saf hali gerçekten çok kötü tatlı ve kötü kokulu. Bu yüzden içerisine bazı meyve aromaları ekleniyor ki bu tat ve koku bastırılsın.
Aromalı olması ürünün saflığıyla ilgili olumsuz bir işaret değil. Sadece içilebilir hale getirilmiş demektir.
Kahveye katılır mı?
Katılır, ancak sıcak olmamak şartıyla.
Bu kural sadece kolajene özel değil. Hiçbir saşeyi, hiçbir takviye edici gıdayı, ağızdan alacağınız hiçbir ürünü sıcak bir içeceğe, sıcak kahveye ya da sıcak çaya ilave etmeyin. Molekülün yapısı bozulabiliyor, parçalanabiliyor. Sonuçta boşuna içmiş oluyorsunuz.
Ne kadar sürede etki eder?
Biz genelde sabırsız bir toplumuz. Takviye edici gıdayı alalım, kullanalım, üç gün beş gün sonra faydasını hemen görelim isteriz. Böyle bir şey yok.
Takviye edici gıdaları en az üç aylık küreler halinde öneriyoruz. Sonra bir ara verilebilir, sonra tekrar başlanabilir.
Bir şeyi de netleştirelim: takviye edici gıda kesinlikle ilaç değildir. Adı üzerinde, vücudumuzda eksik olan gıdaların dışarıdan alınma şeklidir.
Ürün seçerken neye dikkat etmeli?
Türkiye'de 500'den fazla gıda takviyesi üreten firma var. Doğru ürüne, içeriği temiz olan saf ürüne ulaşmak gerçekten zor.
Biz eczacılar olarak hep şunu söyleriz: doğru ürün, doğru zamanda, doğru yerde, doğru dozda. Konu sağlıksa aldığınız ürünün içeriğine ve firmasına mutlaka dikkat edin.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve tedavi önerisi yerine geçmez. Herhangi bir takviye kullanmadan önce hekiminize ve eczacınıza danışın.